Ümmu Varaka

Gece,siyah örtüsünü Medine´nin üzerine sermişti. Ummu Varaka Bint Abdillah Rasûlüllah´ın (S.A.V) mescidine koştu. Kulağına Abdullah İbn Ebî Evfa´nın sesi geldi. O şöyle diyordu:

? Rasûlüllah (S.A.V) bir gün dışarı çıkıp ashabına uğradı ve şöy­le dedi: Ey Muhammed´in ashabı! Bu gece Allah bana cennetteki yer­lerinizi ve benim yerimin yanında yerlerinizin derecesini gösterdi. Sonra Hz. Ali geldi. Şöyle buyurdu. Alî! Cennetteki yerinin benim yeri­min karşısında olması hoşuna gitmez mi? Hz. Ali: Hoşuma gider, anam babam sana feda olsun, yâ Rasûlellah! Peygamber (S.A.V) : Senin cen­netteki yerin benim yerimin karşısındadir, buyurdu. Sonra Hz. Ebû Bekr´e yöneİdi ve şöyle dedi : Ben kendi adıyla, baba ve annesinin adıyla birisini tanıyorum ki, o cennetin kapısına geldiğinde, cennetin bütün kapıları ve bütün odaları ona: Hoşgeldin, hoşgeldin derler. Sel-mânu´l-Fârîsi ona şöyle dedi : Bu, korkmayan kimse içindir, yâ Rasû­leilah! Rasûlüllah (S.A.V) : O, Ebû Bekr İbn Ebî Kuhâfe´dir, dedi. Pey­gamber (S.A.V) Hz. Ömer´e yönelip şöyle dedi: Ömer! Cennette, bal­konları, yakutla yapılmış beyaz inciden bir köşk gördüm. Güzelliği ho­şuma gitti: Rıdvan! Bu köşk kimindir? diye sordum. Şöyle cevap verdi: Kureyş´ten birisine aittir. Onun bana ait olduğunu zannettim. Oraya girmek İçin gittim. Rıdvan bana : Yâ Muhammed! Bu Ömer İbnu´I-Hat-tab´a aittir, dedi. Eğer sen kiskanmasaydm, oraya girerdim. Hz. Ömer ağlayarak : Yâ Rasûleliah! Seni mi kıskanacağım? dedi. Daha sonra Hz. Osman´a yönelip : Osman! Her peygamberin cennette bir arkadaşı vardır. Sen de benim cennetteki arkadaşımsın, dedi. Arkasından Rasû­lüllah (S.A.V) Talhâ ve ez-Zubeyr´in yanına gitti ve şöyle dedi : Talhâ!

Zubeyr! Her peygamberin bir havarisi [yardımcısı) vardır. Siz ikiniz de benim havâriierîmsiniz. Bu defa da Rasûlüllah (S.A.V) Abdurrahman İbn Avf´a yöneldi ve : Abdurrahman! Bana gelmekte geciktin. Hatta se­nin ölmüş olmandan korktum. Sonra kan ter içinde geldin. Ben sana : Bana ne kadar geç geldin. Hatta ölmüş olmandan korktum, dedim. Sen de şöyle cevap verdin: Yâ Rasûlellah! Malım o kadar çoğaldı ki, malı­mı devamlı nerden kazandığımı ve nereye harcadığımı soruyorum. Ab­durrahman ağladı ve şöyle dedi: Yâ Rasûlellah! İşte yüz deve daha. Bu gece, üzerleri yüklü olarak Mısır´dan geldiler. Şehâdet ederim ki onlar şu anda Medine halkının dulları ve yetimleri arasındadırlar. Belki Al­lah o gün benim günâhımı hafifletir.

Mü´minlerin emîri Hz. Ömer gelip müslümanlara yatsı namazını kıldırdı. Cemaat, dehşet içinde Ummu Varaka Bint Abdiliah´a ba­kıyordu. O, bu gece Rasûlüllah´in mescidine namaz kırnak için niye kendi başına gelmişti? Peygamber (S.A.V) onun evinde müezzin tut­masına izin vermemiş miydi? O, kendi ev halkına imam olmuyor muy­du?

Ummu Varaka evine döndü. Birkaç hurma aldı, bir bardak su içti. Yarın oruç tutmaya niyet etti. Daha sonra yatağına yattı.

Ummu Varaka Bint Abdillah, Rasûlüllah´a gidip onun İslâm´ı anlat­tığı, Kur´an okuduğu, müslüman olduğu ve ona bey´at ettiği günü hatır­lattı.. Kıblenin değiştirilmesi, hicretin ikinci senesinin Şaban ayında, Rasûlüllah´ın Medine´ye gelişinin onsekizinci ayının başındaydı, Rasû­iüllah (S.A.V) Mekke´deyken, Ka´be´yi önüne alarak Beytü´I-Makdis´e doğru namaz kılıyor ve Ka´be´ye doğru yönelmeyi seviyordu? Bunun üzerine Allah Ta´âlâ : «Yüzünü göğe çevirip durduğunu görüyoruz. Hoş­nut olacağın Kıbleye seni, elbette çevireceğiz. Artık yüzünü Mescid~i Haram tarafına çevîr» [1] Böylece Ka´be tarafına yöneldi.

Yahudiler üzülüp öfkelendiler ve şöyle dediler: . ? Yöneldikleri kıbleden onları çeviren nedir?

Allah Ta´alâ şu ayet-i .Kerîmeyi indirdi: «Doğu ve batı Allah´ındır. O, dilediğini doğru yola eriştirir» [2]Beyinsiz yahudiierin öfkesi arttı ve :

? Es´ad İbn Zurara ve e!-Berâ İbn Ma´rur ve... öldü onlar Beytu´l-Makdîs´e doğru namaz kılıyorlardı.

Aziz ve celîl olan Allah şöyle buyurdu: «Allah îmanınızı zayi ede­cek değildir.»

Ramazan´ın üçüncü gününde Rasûlüllah Kureyş´e ait bir ticaret kervanının Şam´dan dönmekte oduğunu duydu ve şöyle dedi:

? Bu Kureyş´in kervanıdır. O kervanda malları vardır. Ona doğru yola çıkın. Belki Allah onları size ganimet olarak verir, dedi.

Bazı müslümanlar hemen hazırlanıp yola çıktılar. Bazıları da işi ağırdan aldılar. (Onlar Rasûlüllah´ın herhangi bir savaş durumuyla kar­şı karşıya geleceğini zannetmiyorlardı) Rasûlüllah (S.A.V) şöyle bu­yurdu :

Kiminb ineği hazırsa, bizimle birlikte binsin.

Olmayanları beklemedi. Rasûlüllah (S.A.V) 305 kişiyle çıktı. Bun­lardan altmışdördü muhacirlerden, geri kalanları da Ensar´dandı. Yet­miş de deve vardı. Rasûlüllah fS.A.V) Abdullah İbn Umm-i Mektum´u imam olarak tayin etti. Asım İbn Adiyy´i de ehl-i Aliye´ye yerine bı­raktı.

Ummu Varaka Bint Abdillah gelip Rasûlüliah´a (S.AV):

? Bana müsaade et, seninle birlikte çıkayım. Hastalarınıza baka­rım. Olur ki Allah bana şehitlik verir, dedi.

Rasûlüllah (S.A.V) :

? Sen evincfe kal, çünkü Allah sana şehitliği verir, dedi. I

O günden itibaren Ummu Varaka «Şehide» diye anılır oldu. O, Peygamber´den (S.A.V) evinde ezan okutup imam olmaya izin istedi. Rasûlüllah ona izin verdi.

Rasûlüllah (S.A.V) onu evinde ziyaret ederdi. Bir gün, ensarlı bir kadın ölmüştü. Ummu Hâni Rasûlüllah´a :

Yâ Rasûlellah! Öldüğümüz zaman birbirimizi görür müyüz?

dedi.

Rasûlüllah (S.A.V) :

?Can, ağaca konmuş bir kuş gibidir. Öyle ki kıyamet günü geı-dîğînde, her can cesedine girer, dedi.

Bir kuşluk vakti. Ummu Varaka Bint Abdillah Rasûlüliah´ın evin­deydi. Ummu Kesîr Bint Yezîd el-Ensariyye ve kızkardeşi RasûlüMah´ın yanına geldi. Ummu Kesir şöyle dedi :

Ey Allah´ın elçisi! Kızkardeşim sana birşey sormak istiyor ama

utanıyor.

Peygamber (S.A.V) :

? Sorsun, çünkü iiim yapmak bir farizadır, buyurdu.

Ummu Kesir Bint Yezîd´in kizkardeşi :

? Benim, güvercinlerle oynayan bir oğlum var, dedi.

Rasûlüllah (S.A.V):

?O, münafıkların oyunudur, dedi.

Rasûlüllah (S.A.V) vefat edince, Ummu Varaka Bint Abdülah İb-ni´l-Haris, müminlerin annesi Ummu Seleme Bint Ebî Umeyye´ye şunu sordu :

? Ebu Hureyre´yle karşılaştım ve ona hacamatı sordum. O da bana şöyle dedi: Rasûlüilah´ın (S.A.V) şöyle dediğini duydum: Cebrail bana haber verdi ki : Hacamat insanların tedavî olundukları şeylerin en faydahsıdır. Rasûlüllah (S.A.V) daman kesmek veya hacamatla (kan aldırmakla] tedavi oluyor muydu?

Ummu Seleme Bint Zadi´r-Rakb şöyle cevap verdi:

?Damarı kesmek tehlikelidir. Hacamat ondan daha iyidir. Rasû­lüliah´ın şöyle dediğini duydum: Miraç gecesi her melek topluluğuna uğradığımda bana hepsi: Muhammed! Hacamat yaptır. Başta yapılan hacamat, delilik, cüzzam, gece körlüğü, abraşlık (yüzde beyaz lekeler olması) ve baş ağrısı gibi her hastalığın ilâcıdır, diyorlardı.

Allah müsümaniara Medain´in fethini nasip edip onlar Kisra´nın eyvanını ganîmet olarak aldığında ve humuslar mü´minlerin emiri Hz. Ömer´e takdim edildiğinde Hz. Ömer onları müslümanlara dağıttı ve şehîde Ummu Varaka Bint Abdillah´ı unutmadı. Onun bir köle ve cari­yesi vardı. (Ölümünden sonra hür olmak için) onları âzât etmeyi dü­şünüyordu.

Ummu Varaka Bint Abdillah İbni´l-Hans oda kapısının önünde bir hareket duydu :

? Kim? diye seslendi.

Hiçbir cevap alamadı. Köle ve cariyesi zorla odasına girip yanına ´ vardılar. Onu baydıktan sonra öldürdüler.

Sabah olunca mü´minlerin emîri Hz. Ömer:

?Vallahi, dün gece, teyzem Ummu Varaka´nın Kur´ân okuduğu-1 nu duymadım, dedi.

Mü´minlerin emîri Hz. Ömer eve girdi. Hiçbir şey göremödi. Oda­ya girdiğinde Ummu Varaka Bint Abdiliah´ın odanın yanındaki bir kadi­fenin içine sarılmış olduğunu gördü.

Hz. Ömer şöyle dedi:

? Rasûlüllah´ın sözü doğru çıktı. Rasûlüllah (S.A.V) şöyle der dururdu: Şehîde´yi ziyarete gidelim.

Hz. Ömer kalkıp şöyle konuştu :

? Kölesi ve cariyesi Ummu Varaka´ya suikast düzenleyip öldür­düler ve kaçtılar. Bu iki kişi hakkında biigisi olan veya onları gören bi­ze haber versin.

Onları getirip sorguladılar. Onlar da öldürdüklerini itiraf ettiler. Mü´minlerin emîri Ömer İbnu´l-Hattab´ın emriyle asıldılar. Onlar Me­dine´de ilk asılanlar oldular. [3]

--------------------------------------------------------------------------------

[1] Kur´ânı Kerîm, Bakara Sûresi: 144.

[2] 0} » İNİ » » : 142.

[3] Abdulaziz eş-Şennavi, Sahabe Hayatından Tablolar (Hanım Sahabiler), Uysal Kitabevi: 545-549.

Kitap: 

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Kitap okuyor musunuz?:

Son yorumlar