Ummu Seleme

«Ebû Umeyye´nin Kızı Ümmu Seleme (R.Anhâ)»

«Rasûlullah (S.A.V) Ümmi Seleme ile evlenince, güzel­liği hakkında bana anlatılanlar sebebiyle ziyâdesJyEe üşündüm. Onu görünceye kadar nazik davrandım. Onun bana enfatsiandan kat kat daha güzel olduğunu gör­düm.»[1]

RasûSüüah´ın (S.A.V) şehri Medîne-i Münevvere ay ışığında yüzü­yordu. Sükûneti sadece Zâdu´r-rakb [yol azığı) denilen1 Süheyl İbn Muğîre´nin Kızı Ummu Seleme´nin yatağının etrafındaki kadınların gü­rültüsü bozuyordu. Daha sonra kadınlar Osman İbn Muhammsd İbn Ebî Sufyan´m halkı hacca götürmesinden, Mekke´de Rasûİüiiah´m (S.A.V) müezzini Ebû Mahîure e!-Cumahî´nin ölümünden, yine Mek­ke´de Abdullah İbn Amîr İbn Kureyz ve onun Arafat´a gömülmesinden bahsetmeye başladılar.

Ummu Seleme ölüm kelimesini duyunca vücûdunu sıkıştıran ağ­rılara rağmen gülümsedi. Mekke hayalinde canlandı ve geçmişteki hatıralar aklına geldi.

Bir gün kocası Ebû Seleme (Abdullah İbn Abdilesed-elMahzumî] yüzü sevinç dolu olarak yanına geldi, Ummu Seleme hayretle ona ba­karak ;

— Ne var ne yok? dedi. Ebû Seleme:

İbn

— Dünya ve âhiret hayrı var,. Bugün Ubeyde ibnu´î-Han Abdilimuttallb, el-Erkam İbn Ebi´l-Erkam ei-Mahzumî ve Osman İbn Maz´un ve ben Allah´ın Rasûlü´nün (S.A.V) yanına gittik. O bize İs-iâm-ı anlattı. Kur´ân-ı Kerîm okudu. Biz de bunun üzerine müslümaiî öldük. Onun doğruluk ve nur üzerinde olduğuna şehâdet ettik. dedi.

Ummu Seleme:

— Sen doğru ve emîn süt kardeşin ve dayının oğluna gittin de niye beni beraberinde götürmedin? dedi.

Ebû Seleme karısının sitemindeki samimiyeti hissesine onun elini tutup:

— O İnsanları gizİİGe tek oian Allah´a İbâdete davet ediyor... Gece oluncaya kadar bekleyip seni ona götüreceğim ve sen de Keli-mel Şehâdeti getireceksin, dedi.

Ummu Seleme güneşin yüzünü gözetlemeye, gecenin gelmesin­de acele etmeye başladı. Daha önce zamansn o kadar ağır olduğunu hissetmemişti. Zaman sanki kumların üzerinde sürüklenen bir kaya gibi ağır ağır geçiyordu. Mekke´nin özerine karanlık çökünce Ummu Seleme kocasından kendisini Hadîce Bint Huveyiid´in evine götürme­sini İstedi. Peygamber´e (S.Â.V) geldi. Orada Osman İbn Maz´uri´un hanımı Havle Bint Hakîm´i de gördü. RasûlüHah (S.A.V) onlara İslâm´ı aniatîp Kurân-ı Kerîm okudu. Onlar da kelîme-i şehâdeti getirdiler.

Ebû Cehl Sbn Hîşam Ebû Seleme ve hanımının müslüman olduk­larını Öğrenince hemen kin ve öfkeyle onlara geldi ve :

— Duyduğuma göre siz de yalancı kâhine uymuşsunuz, dedi.

Ebû Seleme .

^~ Vallahi, RasûlüHah (S.A.V) n© yalancsdir, ne de kahindir. Siz bunu çok iyi biliyorsunuz, dedi:

Ebû Cehl İbn Hîşam :

— Allah Kureyş´in yetiminden başkasını bulamadı da onu mu peygamber olarak gönderdi? dsdl.

Ebû Seleme de:

— «Öncekilere nice peygamberler göndermişizdir. Kendilerine gelen her peygamberi onlar mutlaka alaya alırlardı.» diye cevap ver-di. [2]

Ebû Cehl İbn HTşam :

— Size şiirlerinden de öğretmiş, dedi. Urnmu Seleme :

— O şair de değildir. Duyduğun şey âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir. -Cebrail onu, emîn plan Rasûlü´nün uyarıcılardan olması için onun kalbine indirmiştir, diye cevap verdi.

Bütün kabileler müsiüman -olanlara saldırıp hapsetmeye, döv mekle´aç susuz bırakmakla ve sıcak şiddetlenince Mekke´nin kızgın kumlanyla işkence etmeye başladılar. Bazıları başlarına gelen belâ­nın şiddetinden yeni dinlerinden vazgeçmişler, bazıları da bu işken­celere dayanmışlar ve Allah onları korumuştur. Ebû Cehl İbn Hîşam, şerefli güçlü kuvvetli ve uyanık birisinin müsiüman olduğunu duyar­sa onu şu şekilde tehdit ederdi:.

,— Sen, senden daha hayırlı olan babanın dinini terkettin. Biz senin sefih (ahmak), görüşünün yanlış olduğunu ilân edeceğiz ve şe­refini ayaklar altına alacağız.

Eğer müsiüman olan kişi bir tacirse Ebû Cehl İbn Hîşam şöyle derdi.

— Vallahi, sana ticaret yaptırmayacağız ve mallarını yökedece-ğiz.

Eğer zayıf birisîyse Ebû Cehii onu döver ve başkalarını onun üzerine kışkırtırdı.

Ebû Seleme, ez-Zubeyr İbnu´l-Avvam, Abdurrahman İbn Avf, Os­man İbn Affan ve el-Mîkdad İbnu´l-Esved gelip (bunlar büyük işkence­lerle karşılaşmışlardı)

— Ey Allah´ın Peygamberi! Biz müşrikken güçlü kuvvetli ve şe­refli kimselerdik, İman edince dövüldük ve işkence gördük, bunlarla dövüşmemiz için bize izin ver, dediler.

Peygamber (S.A.V):

—Sabrediniz diye cevap verdi.

Rasûiüllah´ın (S.A.V) ashabından bazılarının sabrı tükendi. Duru­mu şikâyet üzere ona geldiler. Peygamber (S.A.V) Ebû Seleme ile ka­rısı Ummu Seleme´nin Osman İbn Affan´la karısı Rasulüllah´m kızı Rukıyye´nİn gözlerindeki yaşlan görünce onlara acıyıp şöyle dedi :

— Kim bir yerden başka bir yere dîni için kaçarsa o yer bir ka­rış da olsa, Cennet ona vacip olur ve o babası Halîlullah İbrahim´le Peygamberi Muhammed´in rafîki (yol arkadaşı) olur.

Ebû Seleme sordu :

—. Nereye gidelim? Ya Rasûlellah!

Rasûlüllah (S.A.V) :

— Habeşistan tarafına yola çıkınız. Orada yanında hiç kimseye zulmedilmeyen bir hükümdar var. Orası doğruluk yurdudur diye ce­vap verdi.

Osman İbn Maz´un da :

— Mekke´ye ne zaman döneceğiz? Ya Rasûlellah; diye sordu: Rasûlüllah (S.A.V) ona :

— Allah içinde bulunduğunuz durumdan sizin için bir ferahlık verdiği zaman diye cevap verdi.

Ebû Seleme ve hanımı Ummu Seleme Habeşistan´a doğru yola çıktılar. Ebû Seleme Habeşistan´a hicret edenlerin ilki oldu. Daha sonra ona Osman İbn Affan´ia hanımı Rasûiüllah´ın (S.A.V) kızı Ru-kıyye, Abdurrahman İbn Avf, Mus´ab İbn Umeyr, Abdullah İbn Mes´ud, ez-Zubeyr İbnu´l-Avvam, Osman İbn Maz´un, Amir İbn Rabîa ile hanımı Leyla Bint Ebî Hasme, Ebû Sebre İbn Ebî Ruhm´la hanım Ummu Kulsum Bint Süheyl İbn Amr ona yetiştiler. Osman İbn Maz´un da onlara emîr olmuştu.

Ummu Seleme, Zeyneb´i dünyaya getirdi... Muhacirler Habeşis­tan´da üç ay kaldılar. Bu arada Ömer İbnu´i-Hattab´ın müsiüman oldu­ğunu ve Rasûlüllah´m ashabının Kabe´nin etrafında namaz kıhp güven ve huzur içinde Kur´ih okuduklarını duydular. Bunun üzerine Abdur-rahman İbn Avf:

— Yakınlarımız bize, aralarında yaşadığımız bu yabancsîarden da­ha sevimlidirler, dedi.

Muhacirler Mekke´ye döndüler. Hemen oraya girmeden önce Mus´ab İbn ümeyr şöyle dedi:

— Dönmekte acele etmiş olmamızdan korkuyorum. Ebü Seleme koyun göden bir adama sordu ;

— Şu anda, Muhamrned´ln taraftarlarıyla Kureyş arasındaki du­rum nasti?

Çoban şöyie cevap verdi:

— Müslümanlarla Kureyş arasındaki düşmanlık tamamen arttı, Muhacirler Mekke Ve gece olunca girmeye karar verdiler.

Ummu´İ-Kura´ya (Mekke´ye) gece olunca gizlice girdiler. Faks* Kureyş onların geldiğini öğrendi ve oniara tuzak kurdular. Zaysf gör­düklerine işkence ettiler. Onlardan birazı himaye elde edip kanlan dökülmeyecek ve işkence edilmeyecek güçlü bir himaye altında ol­dular. Osman îbo Maz´un, el-Velîd İbnuViVluğire´nin himayesine girdi. Ebû Seleme, Ebû Cehl İbn-Hîşam´in kenidisine işkence etmek ve di­ninden döndürmek istediğini öğrenince dayısı Ebû Talro´e gitti. Ebü Cehi Benî Mahzum´dan o!an bîr topluluğun başında ona geldi ve şoyîe dediler:

— Yeğenini (Rasüîüİlah´ı kastediyorlar) himayene aldın. Sen kim oluyorsun da bizim adamımızı himayene alıyorsun?

— Ö benden himaye etmemi istedi. Üstelik 0, kızkardeşimin oğ­ludur, (Berre Bint Abdüimuttalib´in oğludur.) Eğer ben kszkardeşimin oğlunu himayeme almazsam erkek kardeşimin oğlunu da himayeme aimıyacağım demektir.

Ebû Leheb İbn AbdNmuttaiib de gelmişti. Öfkelenerek:

— Ey Kureyş topluluğu! Sîz bu meseleyi çok büyüttünüz. O ken­di kavminin içinde himayede olduğu halde devamlı ona saldırıyorsu-

nuz. Ondan vazgeçiniz, yoksa yaptığı her işte istediğine kavuşuncaya kadar onunla birlikte oluruz-

Ebü Cehl İbn Hîşam, Ebû Leheb´in kendilerinden ayrılmasından veya onun taraf tutma duygusuna kapılıp Rasûİüllah´a (S.A.V) katıl­masından, yeğeninin dâvasının büyümesinden ve güçlenmesinden korktu.

Ebü Cehl İbn Hîşam :

— Hayır, Ebû Utbe! Hoşlanmadığın şeyden vazgeçiyoruz.

Kureyş´Ie Rasûlüliah´sn (S.A.V) ashabı arasındaki düşmanlık bü­yüyünce onlar, Habeşistan´a hicret konusunda izin İstemek İçin Pey-gamber´a (S.A.V) gittiler. Rasûlültah onlara izin verdi. Ebü Seleme

— Ya Rasûleltah! Habeşistan´a yaptığımız iki hicrette de sen bi­zimle birlikte değilsin.

Peygamber (S,A.V):

— Sîz Allah´a ve bana hîcret ediyorsunuz. Bu iki hicret tama­men size aittir, buyurdu.

Ebû Seleme :

— Bu bize yeter, ey Allah´ın Rasûlü!

Rasûlüllah´ın ashabından 83 kişi Habeşistan´a hicrete hazırlanır yordu. Onlar ailelerini, mallarını çocuklarını ve yurtlarını birakıpdin-îerinî kurtarmak için Allah´a kaçtılar. Habeşistan´da güven, huzur ve rahata kavuştular, Habeşistan´ın kralı Necaşî´nin himayesine teşekkür ettiler. Peygamberin (SAV) Ashabının Habeşistan´a hîcret ettikleri­ni orada huzur ve güvene kavuştuklanm görünce Kureyş´in içini kin ve öfke doldurdu. Onlar Amr İbnu´l-As ve Abdullah İbn Ebs Umeyye´yi (Umrnu Seleme´nin kardeşi) hediyelerle birlikte Necaşrye gönderdi­ler. Fakat Necaşî, Rasûlüllah´ın ashabının sözierini duyduktan sonrs onları, Amr ve Abdullah´a teslim etmemeye müslümaniarın onun ül­kesinde güven içinde olduklarına yemin etti ve hediyeleri geri verdi. Amr´la Abdullah fena bir halde ayrıldılar.

Ummu Seleme, (oğlu) Seleme´yî dünyaya getirdi ve Abdullİah İbn Abdîlesed onunla künyelendi (Adt Ebû Seleme oldu). Daha sonrj

nu Seleme, Amr ve Durre´yi dünyaya getirdi.

Habeşistan´daki muhacirler Peygamber´e (S.A.V) Ensar´m (Yes-ib´deki Evs ve Hazrec´in) Akabe´de Rasûiüllah´a biat ettiğini öğrenin--,e Ebû Seleme ile karısı Ummu Seleme birçok muhacirle birlikte v/iekke´ye hareket ettiler.

Peygamber´in (S.A.V) savaşçı ve dayanıklı bir kavme sığındığını, Ivs´le Hazrec´in; kendi kadın ve çocuklarını korudukları gibi koru­nak üzere ona bey´at ettiklerini onların Rasûlüllah´ı (S.A.V) malları şereflerinin yok olması pahasına kabul ettiklerini öğrenince Kureyş´in düşmanlığı arttı. Habeşistan´a hicret eden bazı sahâbîler Mekke´ye dönmüşlerdi. Kureyş, rnüslümanİara daha önce karşıiaşma-ıkları hakaret ve eziyyetierde bulundu. Böylece müslümanlann ba­sına gelen felâket büyümeye başlamıştı. Bunun üzerine müslümanlar Rasûlüllah´a (S.A.V) gidip tekrar Meret izni istediler. Hz. Peygamber onlara izin vermeden birkaç gün bekledi ve sonra :

— Bana, hicret yurdunuzun Yesrîb (Medine) olduğu bildirildi.

Kitap: 

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Kitap okuyor musunuz?:

Son yorumlar