Mezhebi ve Muvatta

İmam Malik hadîs yönü kadar fıkıh yönü de olan bir âlimdir. Hâlen etbâı bulunan sünnî ve hak mezheplerden Mâliki Mezhebi´nin kurucusudur. Mısır ve Mağrîb müslümanları çoğunluk itibârıyla Mâlikî´dirler.

İmam Mâlik´in mezhebi, imamlar nezdinde muteber olan esaslara dayanır: Kitap, sünnet, icma ve kıyas. Bu dört esâsa iki şey daha ilâve edilmiştir:

1- Medîne ehlinin ameli.

2- Mesâlihu´l-Mürsele.

Mâlik´e göre Medîne halkının bilicmâ amel ettiği şey, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)´in yaptığı bir fiili, yaşadığı bir hali gösteren bir delildir. Ona göre Medîne ehlinin ameli haber-i vâhid´den daha kuvvetlidir. Aralarında teâruz olursa önceki tercih edilir. Bu prensibine kendinden sonra gelen hiçbir imam ve âlim uymamıştır. Başta İbnu Hazm ve Şafiî, bazı âlimler, Mâlik´in Medîne örfünü tercih prensibini tenkîd etmişlerdir, el-Leys İbnu Sa´d, Mâlik´in Muvatta´da yer verdiği halde amel etmediği yetmiş kadar sünneti göstermiştir.

Mesâlih-i Mürsele´ye gelince; bu gerçekleşmesi için şâri tarafından hüküm konulmamış, kabul veya ilga edildiğine dair bir delil de bulunmayan maslahatlardır. Hakkında nass, icma ve kıyas bulunmayan her vak´ada insanların menfaatı varsa, tahakkuku için müctehidin münâsib bir hüküm koyması caizdir. [28]

İmam Mâlik (rahimehullah)´in en meşhur eseridir. Bir rivâyete göre Abbâsî Halifeleri´nden Ebu Câfer el-Mansur, kendisine: "Bu ilmi bir kitap halinde tedvîn et" der ve şu mahiyette olmasını tenbihler: "Kitab´a İbnu Ömer (radıyallahu anh)´in şiddete kaçan ve İbnu Abbas (radıyallahu anh)´ın ruhsata kaçan rivâyetlerini, İbnu Mes´ud´un da şâz (başkası tarafından yapılmayan) rivayetlerini alma. Orta yolu tut ve bilhassa sahâbe (radıyallahu anhüm) ve diğer imamların ittifak ettiklerini esas al!"

İmam Mâlik, Muvatta´yı kırk yılda hazırladığını söyler. Muhtelif rivâyetlere göre, eserini rivâyet ettiği yüzbin hadîsten, önce on binlik (veya yedi, veya dört binlik) bir mecmua yapmış Kur´ân ve Sünnet´le karşılaştırıp Sahâbe ve Tâbiîne ait asâr ve âhbârla kıyaslıyarak, ölünceye kadar her yıl bir miktarını daha ata ata müslümanlar için en uygun, din için en ideal dediği bugünkü miktarda karar kılmıştır. Muvatta´yı bazıları İmam Malik´e kırk günde arzederler. Mâlik: "Benim kırk yılda cemettiğimi siz kırk günde aldınız, bundan anladığınız ne kadar az!" der.

Muvatta´yı İmâm Mâlik´ten otuzdan fazla talebesi rivâyet etmiştir. Her bir rivayet diğerlerine nazaran farklılıklar taşır. Takdîm ve tehirler, ziyâde ve noksanlar vardır. Bu nüshalardan en meşhuru Yahya İbnu Yahya el-Leysî el-Masmûdî´nin nüshasıdır. Yahya İbnu Yahya bu nüshayı bizzat Mâlik´ten, öldüğü yıl içinde işitmiştir. Sonradan, Mâlik´in ileri gelen talebelerinden de işitecektir. Muvatta Kuzey Afrika ve Endülüs´te bu nüshadan çoğalacaktır. Bugün Muvatta denince bu nüsha kastedilir. Diğer nüshalara nazaran muhtevası daha zengindir. Ebu Bekr el-Ebherî´nin sayımına göre içerisinde merfû´, mevkuf ve maktu toplam 1720 rivayet mevcuttur. Bunun 600´ü müsned, 222´si mürsel, 613´ü mevkuf, 285´i maktu (Tâbiîn sözü) dur.

Bilhassa Hindistan ve Harameyn´de şöhret yapmış bulunan bir diğer nüsha, İmam Azam´ın meşhur talebesi Muhammed İbnu´l-Hasan eş-Şeybânî´ye ait olan nüshadır. Hindistan ve İran´da bu nüsha tabedilmiştir.

Bu nüsha, Yahya İbnu Yahya el-Leysî nüshasına nazaran bir kısım ziyâde rivâyetler ihtivâ eder. Bunlar, Hanefi mezhebine muvafık düşen, Mâlik tarîkinden olmayan, zayıf âsardır. Öte yandan Muvatta nüshalarında mevcut, sâbit rivâyetlerden bir çoğu da bu nüshada eksiktir. Şeybânî nüshasında toplam 1180 rivayet mevcuttur. Şeybânî´nin bâzı şahsî şerh ve tenkîdlere de yer verdiği, farklardan bir kısmının bundan ileri geldiğini söyleyen olmuştur.

Muvatta´nın otuzdan fazla olduğunu belirttiğimiz nüshalardan 14´ü hakkında, Muhammed Fuad Abdülbâki merhum, tahkikli Muvatta neşrine koyduğu mukaddime kısmında, kısa bilgi verir. Burada fazla teferruatı gereksiz buluyoruz.

Ancak iki hususa dikkat çekmek istiyoruz: Bu nüshalardan en mazbut, en sıhhatli olanı hangisidir? sorusuna kesin bir cevap verilmemiştir. Bâzıları Abdullah İbnu Mesleme el-Ka´nebî´nin, sonra da Abdullah İbnu Yusuf ve et-Tinnîsî nüshalarının en sağlam olduğunu söyler. Ma´n İbnu İsâ´ ve İbnu´l-Kâsım´ın en sağlam (esbet) olduğunu söyleyenler de olmuştur.

Belirtmek istediğimiz ikinci husus, büyük âlimlerin esas aldıkları Muvatta nüshalarının da ihtilâflı oluşudur. Yani Muvatta´dan istifâde eden fakîh ve muhaddîslerden her biri, Muvatta´nın değişik nüshalarını esas almışlardır. Zürkanî, Muvatta´ya yaptığı değerli şerhinin Mukaddime kısmında bazı âlimlerle ilgili açıklama yapar. Buna göre:

* Ahmet İbnu Hanbel, Müsned´inde İbnu Mehdî´nin rivayetini,

* Buhârî, et-Tinnîsî´nin rivâyetini,

* Müslim, Yahya İbnu Yahyâ´nın rivâyetini

* Ebu Dâvud, el-Ka´nebî´nin rivâyetini

* En-Nesâî, Kuteybe İbnu Sa´îd´in rivâyetini esas almıştır. [29]

Kitap: 

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Kitap okuyor musunuz?:

Son yorumlar