Ric'î Talak'ın Hükmü

Kadın apaçık bir hırçınlık, kötülük meydana getirdiğinde evden çıkıp gittiğinde sükna (oturulacak yer, konak) ve nafaka hakkını kaybetmiş olur. Allahü Teala'nın boşama hakkındaki tayin etmiş olduğu emir budur.

Talak-ı ric'i ile boşanan kadının, kocası ile bir arada otur­ması ve her ikisinin bir arada bulunmaları, nikahın ifade ettiği mülkiyetin, iddet içinde devam etmekte olduğunu ifade eder. Bu cihetle erkek ile kadın, aile yuvasında eskisi gibi oturmak ve bir­birleriyle görüşmek hakkına sahiptirler. Hatta takriben bu üç aylık dargınlık sırasında. (iddet müddeti olan zaman içinde) erkeğin karısına: "Hanımcığım, seni boşamaktan vazgeç­tim, eski hayatımıza dönelim" gibi sözle veyahut karısının elinden tutarak onu okşamak gibi fiillerle müracaatı üzerine, talak ile hasıl olan bu soğukluk ve dargınlık ortadan kalkarak, yeniden daha iyi ve sevimli aile hayatı başlar; nikah da devam eder.

İslam hukukunda aile düzeni namına erkeğin karısına olan bu müracaatına o kadar önem verilmiştir ki, kadın inat edip de erkeğin bu müracaatını reddederek muhalefet ederse, kadının bu muhalefetine önem verilmeyip erkeğin müracaatına ve talakın ortadan kalkmadığına hükmolunmuştur. Ancak kocanın, karısına iddet müddetinin bitiminden sonraki müracaatı nazar-ı itibara alınmaz.

Boşanan kadının beklemek zorunda kalmış olduğu iddet müddeti, bir taraftan kadının yüklü (gebe) olup olmadığını tayin etmeye yaramakla beraber, bir taraftan da yıkılmaya yüz tutan aile yuvasını yıkılmaktan kurtarmaya ve aile yuvasını desteklemeye matuf bulunuyor. Erkeğin karısına müracaat etmesiyle de, çiftlerin eski aile hayatlarına dönmelerine bir ümit vesilesi oluyor. Bu bakımdan, iddet esnasında erkeğin cinsi isteğini cel­bedip, onun müracaatını temin etmek için, kadının güzel gi­yinmesi ve tuvaletine önem vermesi mendub'dur.

Talak-ı ric'î: Bir talakın ric'i olması için şu hususların kendisinde bulunması lazımdır:

1- Erkeğin boşadığı kadınla, gerçekten gerdeğe girmiş ol­ması,

2- Boşamanın açık bir sözle yapılması,

3- Boşamanın, nassan veya işareten üç sayısına yaklaşmış olmaması,

4- Beynune'ye (bain olan boşamaya) delalet eden bir sıfatla sıfatlanmış olmaması.

Bir erkek kendisiyle gerdeğe girmiş olduğu karısına "Seni boşadım" veyahut "Boş ol" derse karısı kendisinden bir talak ile boş olur ki, bu talak, talak-ı ric'î olur. Hatta bu sözlerle talak-ı bayine niyet etse itibar olunmaz.

Kocanın talak-ı ric'i ile boşadığı karısına dönerken şahit bulunması zaruri olmamakla beraber, şahidin bulunması men­dubdur.

Ric'i talak boşanmanın sayısını noksanlaştırır. Erkek karısına müracaat etmekle, vaki olan talakı izale edemez. Bu itibarla talak vukuunda verilmek üzere tecil edilen mehir mu­accel hale gelir. (Acele verilmesi gerekir)

 Ric'i bir talakla karısını boşayan erkek, eğer karısına iddet içinde müracaat etmeyip, kadının iddeti biterse, müracaat et­meden önce iddetin zamanı dolduğu için talak bayine dönmüş olur ki, tekrar karısını almak isterse, yeniden nikah yapmak icap eder.

Avucunda kıl bitmediği halde, karısına: "Sen benim avucu­mun içindeki kıllar kadar boşsun" ve içinde balık bulunmayan bir havuzu göstererek karısına: "Sen şu havuzun içinde bulu­nan balıklar sayısınca benden boşsun" derse, karısını ric'i olan bir talakla boşamış olur.

Yukarda da ifade edildiği gibi, eğer erkek ric'i talakla boşadığı karısına iddeti içersinde tekrar dönerse, normal aile hayatı devam eder. Kadının kabul edip etmemesine bakılmaz. Fakat erkek, kadının iddeti çıktıktan sonra karısına dönmek is­terse, artık kadının bunu kabul etmesi şarttır. Kadın kabul ederse, yeni bir nikahla, aile ve evlilik devam eder.

Ayeti Kerime'de buyuruluyor ki:

"Hem kadınları boşadınız da iddetlerini bitirdiler mi, artık onları ya (kendilerine müracaat etmekle) iyilikle tutun, ya iyilikle bırakın. (Fakat) onları, haklarına tecavüz için, zararlarına olarak tutmayın. Kim böyle yaparsa muhakkak kendine yazık etmiş olur. Allah'ın ayetlerini (ona muhalefetle) oyuncak yerine koymayın. Allah'ın üzerinizdeki ni'metini ve size öğüt vermek için indirdiği kitabı (Kur'an-ı) ve (ondaki) hikmeti düşünün. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir."

Bu ayet-i celile de zikredilen "boşanmış kadınlara zarar vermek" şöyle olur: Kadın ilk talakın iddetini bekleyip bitirirken erkek kadına müracaat edip karısıyla birleşir. Sonra bir ikinci talakla boşayıp kadını ikinci bir defa iddet çekmeye mecbur eder. Bu iddetin bitimine yakın yine müracaat edip birleştikten sonra üçüncü bir talak ile üçüncü kez iddet çekmeye mecbur eder ki, ayet-i kerimede yasaklanan işte bu çirkin ve zalimane harekettir.

Diğer bir ayet-i kerimede bu hususta Allahü Teala şöyle bu­yurmaktadır:

"Sonra (o kadınlar) müddetlerini doldur (maya yaklaş) tıkları zaman onları ya güzellikle (onlara müracaat et­mek ve tekrar zevce edinmek suretiyle) tutun, yahut güzellikle kendilerinden ayrılın. (Haklarını vererek onları terkedin. Sırf onların iddetlerini uzatmak kastiyle müracaattan sonra boşamaya, onları cezalandırmaya, zarara sokmaya kalkmayın), ve içinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit yapın. (Ey şahitler, siz de) şahitliği Allah için (tarafların leh ve aleyhlerinde olduğunu düşünmeyerek dosdoğru) eda edin. İşte bu (talakı sünnet vech ile yapmak, iddeti saymak, kadını evinden çıkarmamak, kendisi de çıkmamak, şahit tut­mak, şehadeti hak dairesinde maddi menfaat aramaksızın eda etmek yok mu?) Allah'a ve ahiret gününe iman etmekte olanlara onunla öğüt verilir. Kim Allah'tan korkarsa (Allah) ona bir (kurtuluş) çıkış yeri ihsan eder. (Onu dünya ve ahiret sıkıntılarından selamete çıkarır.) Onu hatır ve hayaline gelmeyecek bir cihetten de rızıklandırır. Kim Allah'a güvenip dayanırsa O, kendisine yetişir. Şüphesiz ki Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü (bir miktar, bir vakit) tayin etmiştir." 

(Talak Süresi ayet: 2-3.)

İşbu ayetler boşanmak suretiyle birbirlerinden tamamıyla ayrılan ve dün tüten aile ocaklarının bugün büsbütün sönmüş bir halde bulunmasından dolayı teessür içinde kıvranan karı­kocaya teselli vermektedir. Bunların bu halleriyle teselliye muh­taç olduklarında hiç şüphe yoktur. Binaenaleyh Allahü Teala'nın takdirine boyun eğerler, O'nun emirleri gereğince hareket edip yasaklarından kaçınırlarsa, muhakkak Cenab-ı Allah kendilerine bir selamet ve sıkıntılardan kurtuluş yolu ih­san buyurur. Kendilerini hiç ümit etmedikleri yerden rızıklandırır.

Buraya kadar izahı yapılan boşamaya dair ayet-i celilelerde işaret edilmesi gereken mühim bir cihet vardır. Şöyle ki: İslam hukukunda boşamayı meşru kılan bu ayetlerde, talak ile, talakı ortadan kaldıran kocanın müracaatı birbirlerine yakın olarak zikredilmiştir.

Bu, şu demektir: Boşanmış olmak veya olmamak, kocanın iddet esnasında karısına müracaat edip etmemesine bağlıdır. Bu ise aile yuvasının devamı namına çok büyük bir ehemmiyet taşımaktadır. Bu itibarla boşama sözü, geçimsiz bir kadına karşı ihtar mahiyetindedir. Bu ihtardan sonra, koca tarafından iddet içinde olan hanımına müracaat edip aile dirliğinin eski haline döndürülmesi emrolunuyor.

Yukarıda da izah ettiğimiz gibi, bir adam karısını ric'i talak ile boşayacak olursa, kadın üç adet görmeden önce kocasının ona dönüş yapmaya hakkı vardır. Bu dönüş, "Sen benimsin, eskiden olduğu gibi yine zevcemsin, sana müracaat et­tim" gibi lafızlarla olabileceği gibi, onun yatağına girip yatması veya cinsi münasebette bulunması ile de yapılabilir. Aksi halde, üç adet tamam olunca talak, bayin haline dönüşüp ayrılık ta­mamen kesinleşmiş olur. Yeniden mehir tesbiti ile dini usul dairesinde ve şahidler huzurunda yeni bir nikah yapmak gerekir.

Ric'i talakla boşamada, karı-kocanın nikahdan sonra birleşme de bulunmuş olmaları lazımdır. Yani nikah yapılmış, birleşme olmuş ve koca açık bir ifade ile karısını boşamışsa, bu boşama ric'i talakla yapılan bir boşama olur.

Mesela: Aile hayatı devam ederken, koca herhangi bir se­beple, karısına "sen boşsun, seni boşadım, şart olsun (bu ifade de Türkiye'de boşama manasına kullanılan açık bir sözdür) gibi boşamada kullanılan bir sözü söylerse, karısı bir talakla boş olur. Bununla ister boşamayı kasdetsin, ister etmesin, fark,et­mez. Ama bu boşama ric'i talakla yapılan bir boşamadır.

.

.

Ali Eren - İzdivaç ve Mahremiyetleri

Bu eser incemeseleler.com ile internete müsadeli olarak kazandırılmıştır.

Eseri başka sitelerde yayımlamak yasaktır! Link verilebilir.

 

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Kitap okuyor musunuz?:

Son yorumlar