Yardıma Gelen Melek Ordusu

Aşağıdaki hadiseyi tarihçi Ahmet Mithat Efendi anlatıyor.

Ruslar Oltaniçe'de 150.000 kişilik bir kuvvetle Eflak ve Boğdan'a girmişler, buradan da 25.000 kişilik bir kuvveti Bükreş üzerine salmışlardı. Onları sadece 3.000 kişilik bir kuvvetle Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa karşılayacaktı. Demek ki, Osmanlı Türk askerleri on misli bir kuvvetle yok edilmek isteniyordu. Türklerin toptan mahvedilecekleri kesin gözüküyordu. Bu toptan imhayı görmek için yabancı gazeteciler de oradaydı.

Ruslar, sabahın erken saatlerinde Osmanlılar üzerine gülleler yağdırmaya başladılar. Aradaki müthiş dengesizliği Osmanlı Türkleri de görüp biliyorlardı. Kumandanlarının müsadesiyle hepsi abdest alıp ikişer rekat namaz kıldılar. Birbirleriyle kucaklaşıp helalleştiler. Son hücumlarını yapacaklar, ya şehid ya gazi olacaklardı.

Ellerinde mermi de kalmayan Osmanlı Türk kuvvetleri, süngü takıp hücuma geçecekti. Öyle de yaptılar. Ruslar da, kendilerine süngü ile hücuma kalkışan Türklere karşı silahlarını susturup onlar da süngü takmışlardı. Yabancı gazeteciler, kendilerinden on misli fazla Rus kuvvetleri karşısında biraz sonra ezilip yok olacak olan Osmanlıların akıbetlerini merak ediyorlardı.

O sırada bir elini göğe doğru kaldıran kol ağası şöyle bağırıyordu:

- Evlatlarım, Allah bize yardım gönderiyor. semaya bakın! ...

Askerler semaya baktıklarında bir de ne görsünler. Yeşil elbiseler içerisindeki melek ordusu Rus askerlerinin üzerine şahin gibi süzülmüştü. Bu manzara karşısında tamamen coşan Osmanlı Türk askerleri de Allah Allah diyerek düşmana saldırmaya başladılar.

Bu müthiş manzara orada bulunan yabancı gazeteciler tarafından da müşahede edilmişti.

Neticede müslümanlar galip gelmiş, o kadar maddi güce rağmen Ruslar mağlubiyetten kurtulamamışlardır.

Ortalık yatışmıştı. Tarafsız gazetecilerin en çok hayret ettikleri, yeşil elbiseli askerlerdi. Onları soruyorlardı:

- Sizlerle beraber savaşan o yeşil elbiseli nur yüzlü askerler nerede? Onları görmek is-

tiyoruz.             .

Heyhat! O yeşil elbiseli askerleri artık müslümanlar da göremiyeceklerdi. Çünkü gelmişler, vazifelerini yapmışlar ve geri gitmişlerdi.

 

Bunun gibi hadiseler sadece bu anlatılanlardan ibaret değildir. Zaman zaman, manevi kuvvetler tarafından müslümanlara yardımlar yapılmış ve bu manevi askerleri müslümanlar gibi kafirler de görmüşlerdir. Son olarak İstiklal Harbinde ve Kıbrıs harbinde de manevi kuvvetlerin yardımları görülmüştür.

.

.

Ali Eren - Dini Hikayeler

Bu eser incemeseleler.com ile internete müsadeli olarak kazandırılmıştır.

Eseri başka sitelerde yayımlamak yasaktır !

Kitap: 

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Kitap okuyor musunuz?:

Son yorumlar